Eğitim Yönetim Sisteminizle Bilgi Yönetimini İyileştirme Konusunda 4 Öneri

Nis 3 • E-ÖĞRENME, EĞİTİM İÇERİĞİ, GENEL, LMS • 682 Views • Yorum yok Eğitim Yönetim Sisteminizle Bilgi Yönetimini İyileştirme Konusunda 4 Öneri

Bilgi güçtür. Peki, kurumunuz fikri sermayeyi etkin bir şekilde yönetebiliyor mu? Bu yazıda, öğrenim platformunuzun e-Eğitim sunmaktan fazlasını nasıl yapabileceğini ve bilgi yönetimini iyileştirme konusunda katkılarını keşfedeceksiniz. Kurumsal bilgi nasıl edinilir ve düzenlenir, keşfedelim.

Eğitim Yönetim Sisteminizle Bilgi Yönetimini İyileştirme

Günümüzde, her geçen gün daha da fazla bilgi bombardımanına tutulmamız sonucu Bilgi Yönetimi hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir. Günümüz yöneticileri, fikri sermayeyi elde tutma ve sürdürmeyi zorlaştıran birkaç etmene karşı mücadele vermektedirler.

Eğitim Yönetim Sistemi (LMS) çoğu durumda gereğinden az faydalanılan bir platformdur. Çoğu kişi tarafından sadece e-Öğrenim üniteleri ve çoktan seçmeli sorular için bir sunum mekanizması olarak görülmektedir. Geride bıraktığımız son 10 yıl, eğitim teknolojilerinde pek çok gelişmeyi beraberinde getirse de eğitim yöneticileri, kendi öğrenme platformlarının potansiyelinden habersiz gözükmektedirler.

21.yüzyıla ait Eğitim Yönetim Sistemi’nin başlıca faydalarından biri, kuruluş dahilindeki en iyi bilgileri alıp düzenleyip sergileyebilmesidir. İster mevcut Öğrenim Yönetim Sisteminizden en iyi şekilde yararlanmanın yollarını, ister daha fazla özellik içeren bir sistem arıyor olun, aşağıda sunulan ipuçları, kuruluşunuzun saklı bilgilerinden en iyi şekilde yararlanmanıza yardımcı olacaktır.

1. Bilgi Paylaşımı için Bir Alan Oluşturun

Etkili bir şekilde bilgileri yönetmeden önce, bilginin alınıp düzenlenebileceği bir platforma ihtiyaç duyarsınız. Fikri sermaye yaratmak istiyorsanız, kullanıcı dostu ve esnek bir sistem, sağlam bir altyapı oluşturacaktır.

İşletmenizin halen kullanmakta olduğu tüm iletişim kanallarını listeleyerek başlayın. Buna e-posta, şirket içi ağ (intranet) veya sosyal ağlar da dahil olabilir.  Hatta Öğrenim Yönetimi Sisteminiz de buna dahil olabilir ki bu durumda halihazırda avantajlısınız demektir. Kurumunuzda bilginin nasıl aktarıldığını anladığınızda, bir sonraki adım bu kanalları bir araya getirmektir.

Son yıllarda, sürekli iş değiştiren kişilerin sayısındaki artış sonucu personel değişim oranlarının da artmasıyla birlikte yeni çalışanları mümkün olduğunca hızlı bir şekilde işe başlatmak ve adapte etmek daha çok önem kazanmıştır.  Bu kişiler, eğitimlerinin bir parçası olarak tüm gerekli bilgilere erişim sağlama gereksinimi duymaktadırlar. Bu, Öğrenim Yönetim Sistemi’nin kurumsal bilgiyi yönetme konusunda ideal platform olmasının nedenlerinden biridir.

Şunu unutmayın, insanlar iletişim kuramazlarsa, bilgi büyüyemez. Eğer Eğitim Yönetim Sisteminiz sadece bir e-Öğrenim ünite dağıtma aracı olarak işlev gösteriyorsa etkili olamayacaktır. Bunun yerine, bilginin her iki yönde aktarılmasına ve size bir öğrenme topluluğu oluşturma konusunda imkan sağlaması gerekir. Sosyal özellikleri olan Eğitim Yönetim Sistemleri içinde bulunduğumuz sosyal medya çağında gitgide daha önemli hale gelmekte ve daha iyi bir işbirliği için sayısız fırsatlar sunmaktadır.

2. Kitlenizi Büyütün

Sadece bir platform yaratmak yeterli değildir: davranış değişiklikleri sağlamayı amaçlamalı ve bilgi paylaşımını kurum kültürünün bir parçası haline getirmelisiniz. Bunu yapmak için, CEO’dan yeni başlayan çalışana kadar herkesi sürece dahil etmelisiniz. Burada en önemli soru bu kişileri öğrenme platformuna nasıl angaje edeceğinizdir. Maalesef, bu sorunun dünyadaki şirket sayısı kadar çok yanıtı vardır.

Diğer yandan, işin olumlu yanı olarak, öğrenme platformunuzu daha çekici kılmak için yapabileceğiniz pek çok şey vardır. Oyunlaştırma (oyun olmayan senaryolara oyun mekaniği ekleme), bu etkileşimi sağlama yolunda başvurulacak taktiklerden biridir. Rozetler ve puanlar gibi sanal ödüller sunmak, insanın doğasında olan toplama/biriktirme güdüsüne hitap etmektedir. En çok puan toplayanlardan oluşan bir lig tablosu faaliyete geçirerek, dostane bir rekabet unsuru sunabilirsiniz.

İş dahilindeki herkesi platforma angaje etmek (bağlamak) için onlarda bir sahiplenme hissi oluşturmak önemlidir. Bu kişiler, sahip oldukları bilgilerin daha geniş kapsamlı iş hedeflerine nasıl katkı sağladığını görmelidirler. Kişiye özel ayarlanabilen profil alanları her bir kullanıcıya platforma kendi zevklerini katma olanağı tanır.

Bu kullanıcıya özel sayfalar, kullanıcıların çalışmalarını sergilemeleri için bir vitrin alanı olarak da kullanılabilmektedir. Bu, çoğu çalışan için, platform hakkındaki bilgilerini paylaşma konusunda yakalamış oldukları ilk fırsat olabilir. Bunun gibi seçeneklere sahip olmak bilgiyi paylaşmanın değeri ile ilgili net bir mesaj verir. Öğrenim Yönetim Sisteminiz ile bir bilgi paylaşımı kültürü yaratmak söz konusu olduğunda, mesajınızı pekiştirmek için elinizin altında bulunan her aracı kullanmalısınız.

3. Fikri Sermayenizi Oluşturun

Herkesi platformunuza angaje (bağlı) hale getirdiğiniz zaman, işletme dahilinde bilgileri arama ve düzenleme vakti gelmiş demektir. İşletmenin (ve Eğitim ve Gelişim departmanının) büyüklüğüne bağlı olarak, bu, çok büyük bir göreve (hatta belki bir kişi için gereğinden fazla büyük bir göreve) dönüşebilir.  İşletme dahilinde Konu Uzmanlarını bulmak ve onlardan en doğru şekilde faydalanmak oldukça önemlidir.

Buradaki en önemli zorlayıcı etmen, uzmanların pek çoğunun uzman olduklarından haberdar olmamalarıdır. Sosyal bir Eğitim Yönetim Sistemi ile, gerçek bir uzmanlığa sahip kişileri bulmak nispeten kolaydır. Tek yapmanız gereken, konuşmalara en çok katkıda bulunan kullanıcıları takip etmekdir. Bu sayede kimin/kimlerin bu bilgilere ve daha da mühimi kimin/kimlerin paylaşma ve meslektaşlarına yardımcı olma isteğine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz.

Uzmanları belirlediğinizde, diğer kişilerin de onları bulabilmesini sağlamalısınız. Platformda uzmanlar için bir alan oluşturulmasıyla tüm kullanıcılar sorularını kimin/kimlerin yanıtlayabileceğini kolayca bulabilir. Platformdaki bu ekstra statü aynı zamanda diğer öğrenim katılımcıları için teşvik edici bir rol de oynar. Diğer kişiler de ‘Uzman’ unvanını kazanabileceklerini bildiklerinde, bilgi birikimlerini ortaya koyma konusunda daha istekli olacaklardır.

4. Bu İşin Sürekli Olduğunu Anlayın!

Bilgi yönetiminin tek seferde yapıp bitirilecek bir iş olmadığını anlamak önemlidir. Sürekli değişen dünyada, fikri sermayenin daimi olarak sürdürülmesi ve güncellenmesi gerekir. Öğrenim katılımcılarınız, günlük bazda iş ve mesleklerinin gerçekleri ile başa çıkmaları gereken kişiler olduğundan, konu, alakalı içerik sağlama olduğunda bu kişiler sizin en önemli varlıklarınız (asset) haline gelmektedir.

Puanlama ve değerlendirme işlevselliği katmak öğrencilerinizin dönüt verebilmelerine olanak tanır. Ne de olsa bu kişiler, her bir eğitim varlığının (asset) ne kadar alakalı ve ne kadar faydalı olduğunu değerlendirmek için en doğru konumdaki kişilerdir. Bu sayede, işletmeniz dahilinde herhangi bir şey değişirse, o güncel olmayan içeriğin fark edilme ve acil şekilde güncellenme ihtimal ve olanağı artacaktır.

Bazen öğrencilerin paylaşım yapmasını sağlamanın en kolay yolu sadece istemektir. Öğrencilerden kendi eğitim varlıklarını yaratmalarını isteyen müfredat dahilinde bir görevi, kapsam dahiline alabilirsiniz. Kullanıcı tarafından oluşturulmuş içerik eğitim programına değer katar ve öğrencilerin sahiplenme hissiyatını da artırır. Bu ekstra çabalar için ödüllendirilmeleri ve tanınmaları da önem taşımaktadır.

 

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

« »